26 Şubat 2008 Salı

Amerikan Salatası


Aman Allah'ım o nasılll bir lezzettir.Dikkat edin bu salata bağımlılık yapıyo.Ben en başından söyliyim de sonra uyarmadı demeyin.Benim amerikan salatam dışarda yediğiniz o bana biraz soğuk gelen salatalar gibi değil.Kumpiri andırır bi tadı var.Bunu yiyince zaten dışarda amerikan salatası yiyemicek duruma geliceksiniz:)Sizin salatanızı yiyenler de "... ah bi amerikan salatası yapsa da yesek"dicekler emin olun.Nerden biliyorum?Çünkü bizde durum aynı bu şekilde:)Deneyin vede görün diyorum başka da bişey demiyorum:)Tarifff;
Malzemeler:
5 adet orta boy patates
200gr taze kaşar(rendelenmiş)
1 büyük şişe garnitür
3 yemek kaşığı mayonez
250gr kornişon turşu
2diş sarımsak
250gr yoğurt
2 yemek kaşığı tereyağı
Hazırlanışı:
Patateslerimizi haşlıyoruz.Elimizle soymaya dayanacak kadar ılıtıyoruz.Patatesleri soyup derin bir kaba alıyoruz.Sıcakken rende kaşar ve tereyağını kaba ilave ediyoruz.Hepsini birlikte kaşar ve tereyağı eriyene kadar ezecek yardımıyla püre haline getiriyoruz.Kornişon turşuları minik küpler şeklinde doğruyoruz.Patates karışımının içine suyunu süzdüğümüz garnitürleri ve küp turşularımızı ilave ediyoruz.Ayrı bir kapta soyup ezdiğimiz sarımsakları,yoğurdu ve mayonezi iyice çırpıyoruz.Hazırladığımız yoğurdu patates harcına boşaltıyoruz.Yoğurdu iyice yedirene kadar karıştırıyoruz.(garnitürü ezmeden) Servis tabağına alıyoruz.

Paçanga Böreği


Nefis mi nefis bir börek huzurlarınızda arz-ı endam etmekteler.Nefis olan şeyler genelde zahmetlidirler ya aynı zamanda bu börek hiç de öyle değil.Hem pratik,hem lezzetli,hem şık,hem zengin bir börek.Ben genelde akşam yemeği davetlerinde ara sıcak olarak sunuyorum.Ve (pastırma sevmeyenler hariç) inanın ayıla bayıla yenip süpürüşüp siliniyo :)
Bu tarif benim canım canım ninomun kaybettiğimiz blogcu öğretmen arkadaşımız Esra'nın aınısına düzenlediği etkinliğe gidiyo.Daha önce misssssssssssss Zerrin'in öncülük ettiği çok güzel bir etkinlik daha yapmıştık Esra için.3 tane ilköğretim okulunun kütüphanesini kitaplarla doldurmuştuk :) Rabbim inşallah bu kadar sevilen,anılan bu güzel insanı daimi ikamet yerinde çok çok daha mutlu eder :)
İşte tarif;
Malzemeler:
Yarım kilo yufka
250gr taze kaşar
200gr pastırma
kızartmak için sıvı yağ
Hazırlanışı:
Yufkalarımızı 12 eşit parçaya bölüyoruz.Taze kaşarı yufkalarımızın ortasına konulucak şekilde dikdörtgen olarak kesiyoruz.Pastırmaları ortadan ikiye bölüyoruz.12 eşit parçaya kesitiğimiz yufkalarımızın herbirinin geniş kısmına önce kaşar üzerine de pastırma koyuyoruz.Sigara böreğinin kalını şeklinde sarıyoruz.Kızgın yağda kızartıyoruz.Sıcak servis yapıyoruz

20 Şubat 2008 Çarşamba

Aşk Truffleri :)


 Bu da ikinci Aşık eden tarifler etkinliği tarifi :) Valla ben yaptım diye söylemiyorum ama bu da çok lezzetliydi. Bi kere kim yediyse aynısını söyledi hem:)İşte tarifimiz;

Malzemeler:
100gr bitter
100gr sütlü kuvertur çikolata
5 dilim kakaolu kek
200ml süt kreması
Üzeri İçin:
100gr bitter çikolata
İri çekilmiş fındık ve antep fıstığı

Hazırlanışı:
 Kakaolu keki mikserde iyice ufalanana kadar çekiyoruz. 100'er gr bitter ve sütlü çikolatayı ufak parçalara ayırıyoruz. Kremamızı ocağa alıyoruz. Kaynamaya başladığı zaman altını kapatıp ufaladığımı çikolataları içine atıyoruz. Sürekli karıştırarak iyice eritiyoruz. Eriyen çikolata karışımını ufalanmış kakaolu kekin içine döküyoruz. Kaşık yardımıyla iyice harmanlıyoruz. Soğuyan karışımı streç filmle kaplayıp buzdolabında7 saat bekletiyoruz. Dolaptan aldığımız karışımdan tatlı kaşığı yardımıyla ceviz büyüklüğünde parçalar koparıyoruz. Avucumuzda yuvarlayarak şekil veriyoruz. 100gr bitter çikolatayı benmari usulü eritiyoruz. Ocaktan aldıktan sonra 1 yemek kaşığı kadar süt ilave ediyoruz. Hızla çırparak sütü yediriyoruz. Yuvarladığımız topları tek tek çikolatanın içine atıyoruz. Tatlı kaşığı yardımı ile çikolataya bulayıp hemen fındık veya antep fıstığına buluyoruz ve truff kağıtlarına alıyoruz. İşlemi uygularken hızlı olmalısınız yoksa trufflerin şekli biraz bozuluyo:) Trufleri buzdolabına alıyoruz. Üzerindeki çikolata donunca servis yapıyoruz.

18 Şubat 2008 Pazartesi

Çilekli Muzlu Pasta


Yeni pasta yapmışşşş demeyin yapmadım :) Ablamlar geldiği zaman yapmıştım pastayı pc de o bana ben ona bakıyorduk.Bugün pek bi sert çıkıştı.Ya beni siteye eklersin yada tez zamanda formatta bişi de kaybolurum dedi sanki:) O bişey değil bide formatla uğraştırıcak beni delinin zoruna bak.Neyse koyduk işte hanımı bloga o da rahat etsin bende :)
 Tarif her zamanki tarif içinde çilek muz ve damla çikolata kullandım.Bu arada pasta kremasında 200gr süt kremasını kaynattıktan sonra 80gr fildişi çikolatayı karıştırarak erittim ve soğuduktan sonra içine koyarak kullandığım pastalar ayrı bir lezzetli oluyo.Şiddetle tavsiye edilir. Size iyi akşamlarrrrrrrr :)

16 Şubat 2008 Cumartesi

Kahvaltı Pizzası :)




Etkinliklere son anda katılmak gibi kötü bir huy edindim sanırım :))Aslında birkaç tarifle katılmak istiyodum ama epeydir evde bayat ekmek bulmak imkansız oldu.Neyse ki misafir bahanesiyle evde bayat ekmek çıktı.Arasan bulunmaz dedikleri olayı yaşadık ya neyse :)Etkinlik sahibi arkadaşımız http://www.soframiz.com/ Bayat ekmekleri değerlendiriyoruz bu ay :) Çok faydalı bir etkinlik olduğunu düşünüyorum aslında.Hepimizin derdidir bayat ekmekler ne olcak diye düşünmek.Eminim çok güzel tarifler çıkıcak.Hale'ye kolay gelsin şimdiden.

Bizim tarifimiz bayat ekmekleri iştahla yedirten kahvaltı pizzası.Hem çok pratik hem çok lezzetli.

İşte tarif;


Malzemeler:

Bayat ekmek tabiki :)

50gr beyaz peynir

50gr taze kaşar(rendelenmiş)

1 adet yumurta

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı acı sos

yeşil zeytin

1 adet domates

salam

sucuk vs


Hazırlanışı:

Domatesleri zar şeklinde doğruyoruz.Beyaz peyniri derin bir kasede eziyoruz.Salam,sucuk ve zeytini diğer malzemelerle orantılı bir şekilde doğruyoruz.Bütün malzemelerimi kasemize ekleyip iyice harmanlıyoruz.Dilimlediğimiz ekmeklerin üzerine kaşık yardımıyla yayıp 180 dereceli fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.Sıcak sıcak afiyetle yiyoruz :)

12 Şubat 2008 Salı

Bugün Şiir Var

Ne tembel kızsın kaçgündür hiçbişey yapmıyosun demyin sakın.Yapıyorum çok güzel iki davet,bir doğum günü kutlaması yaptım.Birsürü tarif fotoğraf var bekleyen aslında.Ama son günlerde hiç keyfim yok :( Okuyorum,izliyorum o kadar ülkesinden insanından ümitli olan ben.Evet güzel günler göreceğiz,güzel şeyler yapacağız sesimizi duyaracağız,g gelişiyoruz kendimizi geliştiriyoruz,ilerliyoruz derken ne kadar da geri kaldığımızı görüyorum ve çok canım sıkılıyo.Evet gene biyerlerde bişeyler okudum gene sesimi çıkardım,fikrimi söyledim.Ama ne bileyim üzgünüm,kırgınım işte..
Aklıma Mehmet Akif'in çok sevdiğim bir-iki şiiri geldi ve Üstad Necip Fazıl'dan bir kıta onları paylaşmak istiyorum bugün sizinle.Bilmem sizde de aynı etkiyi yapar mı?Sizinde içinizde bi teli titretir canınızı yakar,gözünüze yaşı getirir mi?


Atiyi Karanlık Görerek Azmi Elden Bırakmak
Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle
Ey dipdiri meyyit, "İki el bir baş içindir."
Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Herkes gibi dünyâda henüz hakk-ı hayâtın
Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
Ümmîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: Çözülmez...
En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez!
Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile şirkin;
Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin
Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,
Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan,
Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;
Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!
Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...
Sesler de: "Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş!"
Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da "yapışsam..." demiyor bir tarafından!
Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...
Uğraş ki: Telâfi edecek bunca zarar var.
Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır!
Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
"İş bitti... Sebâtın sonu yoktur!" deme, yılma.
Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.


Zulmü Alkışlayamam
Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!- Hiç olmazsa yanımdan koğarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?


Ve son olarak Necip Fazıl Kısakürek'den;

Mehmed'im sevinin başlar yüksekte!
Ölsekte sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu teker kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir

9 Şubat 2008 Cumartesi

Düğme Kurabiye

DSC02521.JPG

Prestij adlı filmi izledim çok heyecanlıydı :)  Evde sinema keyfi çaysız,kuruyemişsiz,cipssiz,pasta böreksiz olur mu hiç dimi :) işte size nefis bir kurabiye tarifi :)
Malzemeler:
3 su bardağı un
3 yemek kaşığı pudra şekeri
2 su bardağı ince çekilmiş fındık
1 paket margarin(oda sıcaklığında)
Üzeri için:
1 yemek kaşığı pudra şekeri
1,5 çay kaşığı tarçın
Hazırlanışı:
Bütün malzemeleri yoğurma kabına alıyoruz.Hamurumuz kıvama gelene kadar yoğuruyoruz.Cevizden biraz küçük parçalar koparıp elimizde yuvarlıyarak şekil veriyoruz.Soğuk fırına koyuyoruz.170 dereceye ayarlıyıp renkleri dönene kadar pişiriyoruz.Fırında soğumaya bırakıyoruz.
1 yemek kaşığı pudra şekerine 1,5 tatlı kaşığı tarçını karıştırıyoruz.İyice harmanlandıktan sonra süzgeç yardımıyla kurabiyelerin üzerine döküyoruz.

6 Şubat 2008 Çarşamba

Üzüldüm!

Bloglar arasında gezinirken mutlu mesut pasta böreklere bakıp,yazıları okurken bir blog da buldum kendimi.Ne güzel resimler ne hoş derken bir fotoğraf dikkatimi çekti.Fotoğarafın altındaki yazı ve fotoğrafa gelen yorumlar.

"Karanlık Çarşamba'nın karanlık sözde dindar insanları... yazıyo fotoğrafın altında.Hangi insan,hangi vatandaş hangi hakla hoşnutsuz iki çift gördü diye tüm bir semt insanına bu etiketi yapıştırma hakkını görebilir kendinde.Bu ne kadar "masumane"o kindarlardan aksine ne kadar"iyi niyetlice"bir bakıştır böyle.

Bide yorumları okuyayım dedim öyle ya biz genç,okuyan,düşünen,insan haklarına,demokrasiye inanan bir nesiliz.Mutlaka birileri bişey söylemiştir.

....
Kendilerinden olmayana tahammül edemediklerindendir herhalde Öykücü kindar olmaları. Çarşamba girilecek gibi bir semt değil. Türbanlıları bile açık buluyorlar gerisini sen düşün. Orası kurtarılmış bölge. Ben sadece arabayla geçebilme cesareti gösterebildim. Bravo resimlerini çekmiş.
.....
Harika fotoğraflar , ve tebrik ederim ben de. Geçen günlerde kuzeni oraya taşınan bir arkadaşım, artık kuzeninin erkek olduğu için elini dahi sıkmadığını anlattı. Elden veya saçtan ereksiyon olma ihtimallerini düşünmeleri komik tabii. Halbuki keşke herkes kalbinin ve inancının sesini dinlese. Başa bir yerlerinin değil. :)


Yorumlar şok etkisi yarattı.Demek ki hala ne kadar üniversitelerde dirsek çürütmüş,kitaplar eskitmiş.Kariyer sahibi olmuş biyerlere gelmiş insanlar bile olsak "yobaz"düşüncelerimizden kurtulamıyoruz.Kendi yobazlığımızı sezdirmemek için karşı tarafı öyle bir yobazlaştırıyoruz ki...

Çarşamba; dini inanışlarını yaşayamamış,günümüzde çok meşhur olan hani o "mahalle baskısı"nı bizzat yaşamış, kendilerini rahat hissedebilicekleri bir semtte toplanmış, birken beş olmuş,beşken on olmuş böyle böyle bi semt oluşturmuş kişilerin yaşadığı bir semttir.Nasıl Bağdat Caddesinde çarşafla dolaşınca uğramadığınız hakaret kalmaz,İşitmediğiniz ağır söz"küfür"kalmaz.Çarşamba'da mini etek askılı dekolte bluzlarla dolaşırsanız kimse kıyafetinize canınıza kastetmez ama evet dışlayıcı bakışlarla karşılaşırsınız.Çünkü onlar sizin dışladığınız hakaret ettiğiniz mahallelerinden aile yadigarı evlerinden okullarından işlerinden uzaklaşmışlar ve kendilerini rahat hissedebilicekleri bir semt oluşturmuşlar.Bunu bile bile yaraya tuz basarcasına "ohhh sizi dışladık yerinizden ettik ama burda da bırakmıcaz "dercesine giderseniz mahallererine "ay ne iyi ettiniz de geldinizci bir tavırla karşılanmazsınız.

Tabi derseniz ki bu mahalleleşmeler doğru mudur?Hiç değil ama tek mahalleleşme Çarşamba değildir.Çarşamba ile birlikte konuşucaksak Bağdat Caddesini.Nişantaşını,Etiler,Moda vs bunlarıda konuşalım.Lütfen objektif olalım.

Bir dine inandığını söylüyorsanız yani"dil ile iman kalp ile tasdik ettim"diyosanız eğer o dinin bütün şartlarını gerekliliklerini sorumluluklarını da kabul ediyosunuz demektir.Yani bu ne demektir?Şu şartı işeme gelmiyo ben bunu işime gelen bi fetva bulayım,mantığa bilime vsye vurayım şunu bi kaldırayım.İman edeyim ama benim istediğim gibi olsun dememektir.İslam dininde amca,dayı,baba,abi,erkek kardeş,dede,oğulları ve kayınpederi harici erkekler haramdır.Tokalaşmama sebebinin bu olduğunu söylediği halde ve sizde bal gibi bildiğiniz halde "ereksiyon olma ihtimali"gibi saçma,saygısız,ahlaksız,sırf bel altı vurma niyeti ile konuşursanız sizin her tokalaştığından ereksiyon yaşayabilicek biri olduğunuzu çok rahat düşünebiliriz demektir.Bunun kaçışı başka çözümü yok iman ettiyseniz bunu da kabul edersiniz.Cahil çarşaflı da olsa,ateisti hristiyanı da olsa,solcusu Atatürk'cüsü de olsa cahildir.Bunu tüm çarşaflılara veya bir semte mal etmek en az o cahiller kadar cahilcedir."Bu başörtülüleri,dindarları Taksim meydanında sallandırmalı ibret olsun" diyen sözde Atatürk'cüda cahildir.Çarşaf giymedi diye karşısındakini dışlayan kişide.Önemli olan bunlara aldırmadan tebessüm edebilmektir.Bir görüşe karşı olmanız size o görüştekileri karalama,iftira atma hakkı vermez Yasemin hanım.Ben bir türbanlıyım ve açık arkadaşlarımla çarşambaya çok gitmişimdir.Kimsenin can tehlikesi yaşadığını görmedim duymadım.Bağdat Caddesi,Nişantaşı gibi semtlerde başı kapalı diye hakarete uğruyan başından türbanı çekilmeye kalkışılan semtlerde var.Ama siz bunları konuşmayıp el kadar Çarşamba'yı dillendirirseniz niyetinizden şüphe duyarım.

5 Şubat 2008 Salı

Kıymalı Ispanak

Malzemeler:
Yarım kilo ıspanak
1,5 büyük kuru soğan
250gr kıyma
1 su bardağı pirinç
1 yemek kaşığı domates salçası
tuz
sıvı yağ
sirke
Hazırlanışı:
Ispanakların kök kısımlarını kesip tek tek ayırıyoruz.Bol suda topraklarını döküyoruz.Daha sonra geniş bir kapta bol sirkeli su hazırlayıp ıspanaklarımızı 2 saat bekletiyoruz.Ispanakların suyunu döküp duru suyla bir kaç sefer değiştirerek yıkıyoruz.Suyunu süzdükten sonra orta büyüklükte doğruyoruz.Soğanımızı da soyup yemeklik doğruyoruz.Tenceremize sıvı yağı alıyoruz.Kızdıktan sonra soğanları ekleyip pembeleşinceye kadar kavuruyoruz.Kıymamızı da ekleyip kavurmaya devam ediyoruz.Daha sonra salçamızı ekliyoruz.Ispanakları da ekledikten sonra kapağını kapatıp kısık ateşde pişmeye bırakıyoruz.Ispanaklar suyunu bırakıp çektikden sonra yıkayıp suyunu süzdüğümüz pirinci ekliyoruz.Üzerini kaplayacak kadar su ve tuz ekleyip karıştırmadan pişirmeye devam ediyoruz.Ocağın altını kapattıkdan sonra birkere altüst ederek karıştırdıktan sonra servis yapıyoruz.(Yanında yoğurtla servis yapabilirsiniz)

Mozaik Pasta

Malzemeler:
1 paket kakaolu puding(Dr.Outker)
1 paket petibör bisküvi
3,5 su bardağı süt
2 adet muz
streç film
Hazırlanışı:
Pudingi paketin üzerindeki tarife göre hazırlıyoruz.Ilınmaya bırakıyoruz.Tezgaha streç filmi seriyoruz(enine 3'lü,boyuna5'li sıra olucak kadar)Pudingimizden streç filme ince bir tabaka olucak kadar döküyoruz.Bisküvilerimizi enine3'lü boyuna5'li sıra yaparak diziyoruz.Tekrar puding döküyoruz.Kaşık yardımıyla eşit miktarda yayıyoruz.Tekrar bisküvili bi kat yapıyoruz.Ve tekrar pudingi döküyoruz.Orta bisküvi sırasının üstüne muzları diziyoruz.Streç film yardımı ile pramit şeklinde iki yanı kapatıyoruz.Buzdolabında en az 1 saat beklettikden sonra servis yapıyoruz.

Nuthella'lı Kek


Malzemeler:
2,5 su bardağı un
3 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
3 yemek kaşığı nuthella
1,5 yemek kaşığı kakao
1 paket kabatma tozu
1 paket vanilya
1 su bardağı yoğurt
1su bardağından 1 parmak kadar az sıvı yağ
Hazırlanışı:
Yumurta ve şekeri köpük köpük olana kadar çırpıyoruz.Daha sonra yağ ve yoğurdu ekliyoruz.Nuthellayı benmari usulü eritip karışıma ekliyoruz.Un,kabartma tozu ve vanilyayı ayrı bir kapta eliyoruz.Alttan üste doğru kaşık yardımı ile karıştırıyoruz.Ve tekrar eliyoruz.Daha sonra un karışımını ve kakaoyu harcımıza ekliyip orta derecede çırpmaya devam ediyoruz.(2-3dk) Yağlanmış kek kalıbımıza alıp 170 dereceli fırında 40dk pişiriyoruz.Üzerine sıcakken pudra şekeri eliyerek süslüyoruz.Afiyet olsun ;)