4 Kasım 2018 Pazar

Portakallı Tarçınlı Anne Keki


 Temmuz'da doğmuş bir yaz çocuğu olarak kış mevsimini hiç sevmem. Ancak tezgahlarda yeşilli sarılı mandalinaları, portakalları görünce içimde çiçekler açmıyor değil :) Kışın en güzel yanı bol bol portakal, mandalina yiyebilmek mmmh. Portakalın yanına nefislik katan diğer güzellik bence tarçın. İkisinin uyumu hem muhteşem leziz hem sağlıklı. Bu mevsimlerde çayın, kahvenin hatta belki ıhlamurun, salepin yanında miss gibi, yumuşacık portakallı tarçınlı kek zihin açıcı, motive edici olarak mükemmel gider. Bizim ufaklık bu keki yaptığımda bir hafta kek diyerek yatıyor, kek diyerek kalkıyor. Biz de çalışırken, dinlenirken, kitap okurken, kısacası mümkün olan her fırsatı kek yeme bahanesi olarak değerlendiriyoruz :) Umarım siz de bizim kadar sever, mutlu yuvanızın ponçik kek tarifi olarak görür, afiyetle yersiniz :)

Malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı toz şeker (klasik eski model paşabahçe)
1 portakal suyu
1 su bardağı süt
1/2 su bardağı sıvı yağ
3 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 adet portakalın rendelenmiş kabuğu
1 paket vanilya 
1 tatlı kaşığı tarçın (damak tadınıza göre eksiltip artırabilirsiniz)
1 avuç iri kıyılmış ceviz içi

İşin sırrı:
Un ve kabartma tozunu bir kasede karıştırın. Karıştırdığınız bu karışımı iki defa eledikten sonra tarifte kullanın. Yumurta, süt, portakal suyu gibi sıvılarınızın oda sıcaklığında olmasına dikkat edin. Şeker ve yumurtayı çırparken şekerin iyice erimiş olmasına özen gösterin. İlk 30 dakika fırının kapağını kesinlikle açmayın. 

Hazırlanışı:
Yumurtaları şekerle birlikte şeker eriyene kadar çırpıyoruz. Ardından sıvı yağı, süt, portakal suyu ve portakal kabuğunu ekleyerek çırpmaya devam ediyoruz. Unu ve kabartma tozunu ayrı bir kapta karıştırdıktan sonra iki defa elekten geçiriyoruz. Elediğimiz un karışımını sıvı karışıma ekleyerek tahta kaşık veya spatula yardımı ile pütür kalmayacak şekilde iyice karıştırıyoruz. Tarçını da ekleyip karıştırdıktan sonra margarin ile yağladığımız kek kalıbına karışımı döküyoruz. En üste iri parçalanmış ceviz içini de serptikten sonra önceden 170 - 180 (fırınınızın ısı ayarına göre değişebilir ama 180 üstüne çıkmayın) dereceye ısıtılmış fırında 40 dakika (kek kabarıp rengini alana kadar) pişiriyoruz. Fırından çıkardığımız keki soğuduktan sonra ters çevirip kalıptan çıkarıyor, servis ediyoruz. 

Afiyet olsun :) 

4 Eylül 2012 Salı

Bi Bakıp Çıkacağım!



 Merhaba ey okuyucu;

 Bugün şuan ne olduğunu unuttuğum bir sebepten dolayı bloguma  girmem gerekti. Yeni özellikler eklenmiş çok kullanışlı olmuş onu gözlemledim. Alkışlar Blogger'a ve tabi ki Google'a. Gözüme çarpan bir diğer şey ise dün bu blogun ziyaretçisinin 52 olmuş olması idi. Bu oradan bakıldığından fazla bi rakam olarak gelmeyebilir ama benim gibi senelerdir yazmayan, tek bir değişiklik yapmayan blogcu için çok güzel bir rakam. O yüzden bir kaç satırlık da olsa bir şeyler yazmak teşekkür etmek istedim ey okuyucu. Burada hala bir şeyler bulabilmen beni ne kadar mutlu etti anlatamam :)
Öyle ki tekrar yazasım geldi buraya :) Ama artık yemek yazmak gelmiyor içimden...

2 Mart 2012 Cuma

Kurdela İle Kolye Yapımı



Genç hanımlar için tam da yaz aylarına yakışacak bir kolye yapıyoruz. Hem eğlenceli hem de çok basit olduğundan çocuğunuzla birlikte güzel vakit geçirmenizi sağlayacak bir proje olabilir.  Kolyemiz için gerekenler, birkaç renkli boncuk, istediğiniz boyda zincir, iki farklı boyda ipek kurdela hepsi bu kadar.




Malzemeler:

Farklı renklerde boncuk
2 ayrı kalınlıkta ipek kurdela
Zincir
Kargaburnu
Yapılışı:
Kalın kurdelaya boncukları istediğimiz sırada diziyoruz. Boncukları belli bir düzende dizmeniz görünüm açısından önemli. Boncukları dizdikten sonra iki ucu kurdela kapama ile sıkıca kapatıyoruz. Zincirden kullanmak istediğimiz uzunlukta bir parçayı çıkarıp kurdela kapamalarla birleştiriyoruz. İnce kurdelamızı zincirin her halkasından alt ve üst düzeninde geçiriyoruz.Tüm zinciri kurdela ile kapladıktan sonra son halkaya düğüm atıp kurdelanın fazlalığını kesiyoruz. Zincir ve kurdela kapamanın birleştiği yere kalın kurdelamızla fiyonk yapıp kolyemizi tamamlıyoruz.







18 Ağustos 2011 Perşembe

Tepsi Kebabı


 Uzunnn çok uzun bir aradan sonra tekrar bloguma yazıyor olmak tuhaf bir duygu :) Benimle beraber blog tutan, güzel tarifler paylaşanların çoğu da benim gibi yazmaya ara vermiş olsa da Anneperi'yi hatırlayan "aaa bak kim gelmiş"diyenlere selamlar efenim :)

 Babamın yaptığı yemekler bizim evde sanattır. Su almak için bile mutfağa girmeyen babama keyfi yerindeyken eti verin,yanına da biraz sebze verin çıkan sonuca doyamazsınız. Bu yemekte babamın iftara davet ettiği arkadaşları için özel olarak yaptığı enfes bir yemek.
Malzemeler:
  • 2 kg kuzu sırt
  • 1 kg domates
  • 1 kg patlıcan
  • 1kg patates
  • Yarım kg yeşil biber
  • Yarım kg havuc
  • Kuru soğan
  • Sarımsak
  • Tereyağ,tuz
Yapılışı:
  • Etlerin yağlı kısımlarını bıçak yardımı ile alın ve ince ince doğrayın
  • İki – üç domatesi ,soğanı ve sarımsağı da ince ince doğrayıp hazırlayın
  • Tencereye etten aldığınız yağları koyup kavurun,daha sonra tereayğını da eritip etleri tencereye alın.
  • Etleri tencerede kavururken suyunu vermeye başlayacak,bu sırada doğramış olduğunuz domates,soğan ve sarımsağı tencereye ekleyip kavurmaya devam edin.
  • Soğanlar pembeleşince tencereyi ocaktan alabilirsiniz.
  • Kavurmuş olduğunuz etleri sosuyla birlikte fırın tepsinizin en altına döşeyin.
  • Etlerin üzerine julyen(uzunlamasına) doğradığınız patates,havuc,biber,patlıcanı ve en son kata da domatesleri dizin.

8 Temmuz 2011 Cuma

:)



çokkkkkkkkkkkk çokkkkkkkkkk uzun zaman olmuş yazmayalı :) Özledim ben burayı çok! Gezinirken aklıma geldi şimdi bir iki satır yazsam kaçsam gören duyan olur mu farkedilir mi diye :)
Farkettin mi bakim?

18 Haziran 2009 Perşembe

Yoğurtlu Köz Patlıcan Salatası


Malum mangal sezonu açıldı güzel ülkemde :) Kanser riskiymiş falan fıstık mühim değil bizim için o etler mangalda cızır cızır pişiyo mu?.Benim içinse mangalda cızırdayan etler kadar kıymetli olan bir şey daha var ki o da patlıcan.Ölüyorum bitiyorum o patlıcana ben :) Ne güzel sebzedir ya Rabbi bu patlıcan bir tek çiğ olarak tüketmiyorum onu da bırak tüketmiyim artık dimi :) Mangal ziyafetlerinin olmazsa olmazı mezeler,salatalar.Ben de mangal dedikleri zaman patlıcan diyen biri olarak patlıcan salatası tarifini vereyim o zaman dedim.Çok çeşitli şekillerde yapılıyo olsa da kendisi biz bu tarifi benimsedik sevdik.Deneyenler olursa afiyetler olsun diyoruz :)

Malzemeler:1 kg patlıcan
3-4 diş sarmısak (dileğe göre sayısı değişebilir)
Yoğurt
Pul ve toz kırmızı biber
Tereyağı
Tuz

Hazırlanışı:Patlıcanları közde iyice pişirdikten sonra soğutup soyuyoruz.Patlıcanları bıçakla ince ince doğruyoruz.Sarmısakların yarısını dövüp patlıcana karıştıyoruz ve tuzunu ilave ediyoruz.Kalan sarmısakları da dövüp yoğurda karıştırıyoruz ve patlıcanların üzerine döküyoruz.En son tereyağını ocakta kızdırdıktan sonra kırmızı biber ve toz biberi ilave ediyoruz.Hazırladığımız sosu yoğurtlu patlıcanın üzerine gezdiriyoruz.Ohhhh misss :))
Posted by Picasa

5 Haziran 2009 Cuma

Mahlepli Kandil Simidi



Uzunca zamanlar yazmıyorum.Umrumda değil blog demek değil bu.Sadece yemek harici bir şeyler yazmak konusunu kafamda pek netleştirmiş değilim. Kendi blogum olmadan önce ve olduktan sonraki dönemlerde netten bir tarif aradığım zaman, eğer blogcu tarif dışında bir şeyler yazmışsa sinir oluyordum (halen bazen sinir bozucu bir durum bu benim için) O yüzden yaptıklarımın fotoğrafları yokken tarif yazmak, tarif yazamıyorken de günlük maksatlı yazı yazmak istemediğim için burası artık güncel bir blog olmaktan çıktı. Döneceğim eski günlerime ama ne zaman bilemiyorum.

Buralarda yokken çok güzel tarifer denedim.Harika pastalar yaptım ilk sipariş pastamı yaptım hatta iki katlıydı ama onun da fotoğrafı yok malesef :(Arkadaşlardan denediğim tariflerden yeşil kiviye ait bir profiterol tarifi var ki gecenin bir vakti yapılmış sabahına bitirilmiş, sonunu komşuya ikram ettiğim bir tariftir.Yani demem o ki 4/4'lük bir tarif deneyenin bir daha hazır profiterol alacağını sanmıyorum.
Bir de kıyır kıyır poğaça sevenler için şu günlerde İstanbul'a gelse de hasret gidersek diye beklediğim, özlediğim Ninomdan bir poğaca tarifi öneriyorum.Bak bunlar garantili kaçırma derim :)
Geçelim kendi tarifimize :) Efenim okuduğunuz üzre kandil simidi tarifi veceğim bugün. Kandil de değil hayırdır diyosun duydum. Bir kandil günü tarifi yazmayı bende istedim ama gel gör ki tarifi yazdığım kağıdı kaybetmiş bulunmaktaydım :) Anca buldum kağıdı şimdi yazıyorum napalım kısmet. Sen bu adresi unutmican kandil akşamı yapıcan artık ahaliye kandil simidini :) İlle de kandil akşamı mı yapmak lazım dersen yok efendim canın ne zaman isterse. Kıyır kıyır böyle ağızda dağılan, tatlı tatlı mahlep kokan bir simit bu. Reklam kısmını da geçtik işte tarif;
Malzemeler:
1 paket margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
1 yemek kaşığı mahlep
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı şeker
1 yumurta
Aldığı kadar un
Susam
Hazırlanışı:
1 yumurtanın sarısı ve beyazını ayırdıktan sonra sarını ve diğer bütün malzemeleri yoğurma kabına alıp yoğuruyoruz. Hafif yumuşak bir hamur elde edene kadar un ilave ediyoruz. Hamurun kıvamını, hamurdan bir parça koparıp şekil verirken dağılıp dağılmadığından anlayabilirsiniz. Hamur kıvama geldiğinde istediğimiz simit boyutuna göre mandalina veya ceviz büyüklüğünde parçalar koparıyoruz. Elimizde şekil verdikten sonra tepsiye diziyoruz. Ayırdığımız yumurta beyazını simitlerin üzerine fırça yardımıyla sürüp üzerlerine susam serpiyoruz. Önceden ısıtılmış 175 dereceli fırında susamlar hafif kızarana kadar pişiriyoruz. Allah'ım ya bak ne kolay tarif dimi? :) Hadi afiyet olsun ;)