2 Mart 2012 Cuma

Kurdela İle Kolye Yapımı



Genç hanımlar için tam da yaz aylarına yakışacak bir kolye yapıyoruz. Hem eğlenceli hem de çok basit olduğundan çocuğunuzla birlikte güzel vakit geçirmenizi sağlayacak bir proje olabilir.  Kolyemiz için gerekenler, birkaç renkli boncuk, istediğiniz boyda zincir, iki farklı boyda ipek kurdela hepsi bu kadar.




Malzemeler:

Farklı renklerde boncuk
2 ayrı kalınlıkta ipek kurdela
Zincir
Kargaburnu
Yapılışı:
Kalın kurdelaya boncukları istediğimiz sırada diziyoruz. Boncukları belli bir düzende dizmeniz görünüm açısından önemli. Boncukları dizdikten sonra iki ucu kurdela kapama ile sıkıca kapatıyoruz. Zincirden kullanmak istediğimiz uzunlukta bir parçayı çıkarıp kurdela kapamalarla birleştiriyoruz. İnce kurdelamızı zincirin her halkasından alt ve üst düzeninde geçiriyoruz.Tüm zinciri kurdela ile kapladıktan sonra son halkaya düğüm atıp kurdelanın fazlalığını kesiyoruz. Zincir ve kurdela kapamanın birleştiği yere kalın kurdelamızla fiyonk yapıp kolyemizi tamamlıyoruz.







18 Ağustos 2011 Perşembe

Tepsi Kebabı


 Uzunnn çok uzun bir aradan sonra tekrar bloguma yazıyor olmak tuhaf bir duygu :) Benimle beraber blog tutan, güzel tarifler paylaşanların çoğu da benim gibi yazmaya ara vermiş olsa da Anneperi'yi hatırlayan "aaa bak kim gelmiş"diyenlere selamlar efenim :)

 Babamın yaptığı yemekler bizim evde sanattır. Su almak için bile mutfağa girmeyen babama keyfi yerindeyken eti verin,yanına da biraz sebze verin çıkan sonuca doyamazsınız. Bu yemekte babamın iftara davet ettiği arkadaşları için özel olarak yaptığı enfes bir yemek.
Malzemeler:
  • 2 kg kuzu sırt
  • 1 kg domates
  • 1 kg patlıcan
  • 1kg patates
  • Yarım kg yeşil biber
  • Yarım kg havuc
  • Kuru soğan
  • Sarımsak
  • Tereyağ,tuz
Yapılışı:
  • Etlerin yağlı kısımlarını bıçak yardımı ile alın ve ince ince doğrayın
  • İki – üç domatesi ,soğanı ve sarımsağı da ince ince doğrayıp hazırlayın
  • Tencereye etten aldığınız yağları koyup kavurun,daha sonra tereayğını da eritip etleri tencereye alın.
  • Etleri tencerede kavururken suyunu vermeye başlayacak,bu sırada doğramış olduğunuz domates,soğan ve sarımsağı tencereye ekleyip kavurmaya devam edin.
  • Soğanlar pembeleşince tencereyi ocaktan alabilirsiniz.
  • Kavurmuş olduğunuz etleri sosuyla birlikte fırın tepsinizin en altına döşeyin.
  • Etlerin üzerine julyen(uzunlamasına) doğradığınız patates,havuc,biber,patlıcanı ve en son kata da domatesleri dizin.

8 Temmuz 2011 Cuma

:)



çokkkkkkkkkkkk çokkkkkkkkkk uzun zaman olmuş yazmayalı :) Özledim ben burayı çok! Gezinirken aklıma geldi şimdi bir iki satır yazsam kaçsam gören duyan olur mu farkedilir mi diye :)
Farkettin mi bakim?

18 Haziran 2009 Perşembe

Yoğurtlu Köz Patlıcan Salatası


Malum mangal sezonu açıldı güzel ülkemde :) Kanser riskiymiş falan fıstık mühim değil bizim için o etler mangalda cızır cızır pişiyo mu?.Benim içinse mangalda cızırdayan etler kadar kıymetli olan bir şey daha var ki o da patlıcan.Ölüyorum bitiyorum o patlıcana ben :) Ne güzel sebzedir ya Rabbi bu patlıcan bir tek çiğ olarak tüketmiyorum onu da bırak tüketmiyim artık dimi :) Mangal ziyafetlerinin olmazsa olmazı mezeler,salatalar.Ben de mangal dedikleri zaman patlıcan diyen biri olarak patlıcan salatası tarifini vereyim o zaman dedim.Çok çeşitli şekillerde yapılıyo olsa da kendisi biz bu tarifi benimsedik sevdik.Deneyenler olursa afiyetler olsun diyoruz :)

Malzemeler:1 kg patlıcan
3-4 diş sarmısak (dileğe göre sayısı değişebilir)
Yoğurt
Pul ve toz kırmızı biber
Tereyağı
Tuz

Hazırlanışı:Patlıcanları közde iyice pişirdikten sonra soğutup soyuyoruz.Patlıcanları bıçakla ince ince doğruyoruz.Sarmısakların yarısını dövüp patlıcana karıştıyoruz ve tuzunu ilave ediyoruz.Kalan sarmısakları da dövüp yoğurda karıştırıyoruz ve patlıcanların üzerine döküyoruz.En son tereyağını ocakta kızdırdıktan sonra kırmızı biber ve toz biberi ilave ediyoruz.Hazırladığımız sosu yoğurtlu patlıcanın üzerine gezdiriyoruz.Ohhhh misss :))
Posted by Picasa

5 Haziran 2009 Cuma

Mahlepli Kandil Simidi



Uzunca zamanlar yazmıyorum.Umrumda değil blog demek değil bu.Sadece yemek harici bir şeyler yazmak konusunu kafamda pek netleştirmiş değilim. Kendi blogum olmadan önce ve olduktan sonraki dönemlerde netten bir tarif aradığım zaman, eğer blogcu tarif dışında bir şeyler yazmışsa sinir oluyordum (halen bazen sinir bozucu bir durum bu benim için) O yüzden yaptıklarımın fotoğrafları yokken tarif yazmak, tarif yazamıyorken de günlük maksatlı yazı yazmak istemediğim için burası artık güncel bir blog olmaktan çıktı. Döneceğim eski günlerime ama ne zaman bilemiyorum.

Buralarda yokken çok güzel tarifer denedim.Harika pastalar yaptım ilk sipariş pastamı yaptım hatta iki katlıydı ama onun da fotoğrafı yok malesef :(Arkadaşlardan denediğim tariflerden yeşil kiviye ait bir profiterol tarifi var ki gecenin bir vakti yapılmış sabahına bitirilmiş, sonunu komşuya ikram ettiğim bir tariftir.Yani demem o ki 4/4'lük bir tarif deneyenin bir daha hazır profiterol alacağını sanmıyorum.
Bir de kıyır kıyır poğaça sevenler için şu günlerde İstanbul'a gelse de hasret gidersek diye beklediğim, özlediğim Ninomdan bir poğaca tarifi öneriyorum.Bak bunlar garantili kaçırma derim :)
Geçelim kendi tarifimize :) Efenim okuduğunuz üzre kandil simidi tarifi veceğim bugün. Kandil de değil hayırdır diyosun duydum. Bir kandil günü tarifi yazmayı bende istedim ama gel gör ki tarifi yazdığım kağıdı kaybetmiş bulunmaktaydım :) Anca buldum kağıdı şimdi yazıyorum napalım kısmet. Sen bu adresi unutmican kandil akşamı yapıcan artık ahaliye kandil simidini :) İlle de kandil akşamı mı yapmak lazım dersen yok efendim canın ne zaman isterse. Kıyır kıyır böyle ağızda dağılan, tatlı tatlı mahlep kokan bir simit bu. Reklam kısmını da geçtik işte tarif;
Malzemeler:
1 paket margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
1 yemek kaşığı mahlep
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı şeker
1 yumurta
Aldığı kadar un
Susam
Hazırlanışı:
1 yumurtanın sarısı ve beyazını ayırdıktan sonra sarını ve diğer bütün malzemeleri yoğurma kabına alıp yoğuruyoruz. Hafif yumuşak bir hamur elde edene kadar un ilave ediyoruz. Hamurun kıvamını, hamurdan bir parça koparıp şekil verirken dağılıp dağılmadığından anlayabilirsiniz. Hamur kıvama geldiğinde istediğimiz simit boyutuna göre mandalina veya ceviz büyüklüğünde parçalar koparıyoruz. Elimizde şekil verdikten sonra tepsiye diziyoruz. Ayırdığımız yumurta beyazını simitlerin üzerine fırça yardımıyla sürüp üzerlerine susam serpiyoruz. Önceden ısıtılmış 175 dereceli fırında susamlar hafif kızarana kadar pişiriyoruz. Allah'ım ya bak ne kolay tarif dimi? :) Hadi afiyet olsun ;)

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Etli Kuruluk Dolma





Malzemeler:

Yarım bağ kuru patlıcan
Yarım bağ kuru kabak
3 su bardağı pirinç
2 büyük soğan
1 çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı sumak
1 tatlı kaşığı ufalanmış reyhan
1 çay kaşığı yenibahar
1tatlı kaşığı kuru nane
1çay kaşığı kırmızı pul biber
1yemek kaşığı nar ekşisi
yarım tavuk göğsü
tuz
1 yemek kaşığı domates salçası
Hazırlanışı:
Bir tencerede suyu kaynatıyoruz.Patlıcanları ve kabakları tek tek bağından çıkarıyoruz ve kaynayan suya atıyoruz.Patlıcanlar yumuşayıncaya kadar 3-4dk kaynayan suda çeviriyoruz. Patlıcanları aldıktan sonra birkaç dakika daha kabakları kaynayan suda bırakıyoruz (kabaklar patlıcana göre daha sert olduğundan patlıcan ve kabakların dengeli pişmesi için önemli). Kabakları da kaynar sudan aldıktan sonra sularını süzüp soğumaya bırakıyoruz. Bir tavuk göğsünün yarınısı tencereye alıp pişene kadar kaynatıyoruz. ben tavuğun suyu daha lezzetli olması için bir iki de tavuk baget ekliyorum. Bagetleri daha sonra yemekte veya çorbada kullanıyorum. Dilerseniz siz de ekleyebilirsiniz.  Pişirdiğimiz tavuğun suyunu ayrı bir kaba alıyoruz, bu suyu dolmada kullanacağız. Pirinçleri ayıklayıp yıkıyoruz. Soğanlarımızı olabildiğince ince doğruyoruz. Tencereye zeytinyağını koyup kızdıktan sonra soğanları ekliyoruz ve renkleri değişene kadar kavuruyoruz.  Soğanlar pembeleşince yıkadığımız pirinçleri ekliyoruz. İyice kavurduktan sonra baharatlarımızı, şekerimizi, tuzu, nar ekşisini ve küp küp doğradığımız tavukları ekliyoruz. Daha sonra bir su bardağı tavuk suyunu ilave edip kısık ateşte pirinçler suyu çekene kadar pişiriyoruz. Suyu çektikten sonra arada tahta kaşıkla karıştırarak dolma harcını soğumaya bırakıyoruz. İçimiz de ılındıktan sonra bir tatlı kaşığı yardımıyla patlıcanları ve kabakları sıkı olmayacak şekilde dolduruyoruz (pirinçler pişince şişeceği için ya taşacaklar yada sıkıştıkları için çiğ kalıcaktır aksi halde). dolmaları pişireceğimiz tencereye 2 yemek kaşığı zeytinyağını döküyoruz.1 yemek kaşığı domates salçası 1 yemek kaşığı nar ekşisi, 1 yemek kaşığı sumağı kavurup ılınınca dolmalarımızı diziyoruz.Üzerlerini 2 parmak geçicek şekilde ılık su ( tavuk suyundan kaldıysa normal su yerine tavuk suyu kullanmak lezzetini artıracaktır) ilave edip kısık ateşte suyunu çekene kadar pişiriyoruz. Ben zeytinyağı veya etli dolma fark etmeksizin tüm dolmalarımı pişirirken üstlerine dolma taşı koyarak pişiririm. Bence dolmaya lezzet veren küçük fakat önemli bir ayrıntı da dolma taşıdır. Siz de kullanmak isterseniz aktarlarda, 1 milyoncu olarak bilinen mağazalarda bulabilirsiniz. Dolmalar ılındıktan sonra servis tabağına alıp soğuk servis yapıyoruz.

Afiyet olsun :)

5 Mart 2009 Perşembe

İşitme Kayıplılar İçin Türkçe Filme Türkçe Alt Yazı




Merhabalar...
Siz de benim gibi çevrenize ve engellilere duyarlı olduğunu düşünenlerden misiniz?Ben aslında hiç de öyle olmadığımı ikizlere yaygın gelişimsel bozukluk tanısı konunca öğrendim.Meğer etrafımda ne kadar çok fiziksel veya zihinsel engelli insan varmış.Hepsinin ayrı ayrı ne çok ihtiyacı,gereksinimleri varmış.Ve %90 'ı kendi dünyalarında,kendi dertlerine boğulmuş,bir engelli gördüğü zaman "vah vah" demeyi duyarlılık zannetmiş insanlar sayesinde, kendi yağlarında kavrulmaya olduğu kadarıyla yaşayabilmeye mahkum olmuşlar.Ben derim ki duyarlılığın ne demek olduğunu,nasıl olduğunu anlamak için başınıza gelmesini beklemeyin...
İşitme Kaybı blogunun sahibesi Delfina,işitme kayıplılar için türkçe film izlemenin sadece seyretmekden ibaret olduğundan şikyetci olduğu için neden türkçe filmler de işitme kayıplılar için alt yazı uygulaması olmadığını araştırmaya koyulmuş.Ve Divx Planet'te ki gönüllü çevirmenler sayesinde 50'den fazla filmin sırf bu amaç için çevirildiğini görmüş.
Delfina blogunda,
Tek tek blogunda anlatmış.Bana düşen türkçe filmleri anlayarak izlemek isteyip de böyle bir uygulamadan haberi olmayan işitme kayıplıların google da araştırma yaptıklarında bu bilgiye daha çabuk erişebilmeleri için bunları blogumda paylaşmaktı.Umarım faydam dokunur birilerine.Şimdi bu blogu okuyan blog yazarı arkadaşlarıma da,kendi bloglarında bu bilgiyi ve linkleri paylaşmak düşüyor.Blogu olmayan diğer okuyuculara da linkde ki yazıyı mail listelerinde ki insanlara ulaştırmak.