6 Şubat 2008 Çarşamba

Üzüldüm!

Bloglar arasında gezinirken mutlu mesut pasta böreklere bakıp,yazıları okurken bir blog da buldum kendimi.Ne güzel resimler ne hoş derken bir fotoğraf dikkatimi çekti.Fotoğarafın altındaki yazı ve fotoğrafa gelen yorumlar.

"Karanlık Çarşamba'nın karanlık sözde dindar insanları... yazıyo fotoğrafın altında.Hangi insan,hangi vatandaş hangi hakla hoşnutsuz iki çift gördü diye tüm bir semt insanına bu etiketi yapıştırma hakkını görebilir kendinde.Bu ne kadar "masumane"o kindarlardan aksine ne kadar"iyi niyetlice"bir bakıştır böyle.

Bide yorumları okuyayım dedim öyle ya biz genç,okuyan,düşünen,insan haklarına,demokrasiye inanan bir nesiliz.Mutlaka birileri bişey söylemiştir.

....
Kendilerinden olmayana tahammül edemediklerindendir herhalde Öykücü kindar olmaları. Çarşamba girilecek gibi bir semt değil. Türbanlıları bile açık buluyorlar gerisini sen düşün. Orası kurtarılmış bölge. Ben sadece arabayla geçebilme cesareti gösterebildim. Bravo resimlerini çekmiş.
.....
Harika fotoğraflar , ve tebrik ederim ben de. Geçen günlerde kuzeni oraya taşınan bir arkadaşım, artık kuzeninin erkek olduğu için elini dahi sıkmadığını anlattı. Elden veya saçtan ereksiyon olma ihtimallerini düşünmeleri komik tabii. Halbuki keşke herkes kalbinin ve inancının sesini dinlese. Başa bir yerlerinin değil. :)


Yorumlar şok etkisi yarattı.Demek ki hala ne kadar üniversitelerde dirsek çürütmüş,kitaplar eskitmiş.Kariyer sahibi olmuş biyerlere gelmiş insanlar bile olsak "yobaz"düşüncelerimizden kurtulamıyoruz.Kendi yobazlığımızı sezdirmemek için karşı tarafı öyle bir yobazlaştırıyoruz ki...

Çarşamba; dini inanışlarını yaşayamamış,günümüzde çok meşhur olan hani o "mahalle baskısı"nı bizzat yaşamış, kendilerini rahat hissedebilicekleri bir semtte toplanmış, birken beş olmuş,beşken on olmuş böyle böyle bi semt oluşturmuş kişilerin yaşadığı bir semttir.Nasıl Bağdat Caddesinde çarşafla dolaşınca uğramadığınız hakaret kalmaz,İşitmediğiniz ağır söz"küfür"kalmaz.Çarşamba'da mini etek askılı dekolte bluzlarla dolaşırsanız kimse kıyafetinize canınıza kastetmez ama evet dışlayıcı bakışlarla karşılaşırsınız.Çünkü onlar sizin dışladığınız hakaret ettiğiniz mahallelerinden aile yadigarı evlerinden okullarından işlerinden uzaklaşmışlar ve kendilerini rahat hissedebilicekleri bir semt oluşturmuşlar.Bunu bile bile yaraya tuz basarcasına "ohhh sizi dışladık yerinizden ettik ama burda da bırakmıcaz "dercesine giderseniz mahallererine "ay ne iyi ettiniz de geldinizci bir tavırla karşılanmazsınız.

Tabi derseniz ki bu mahalleleşmeler doğru mudur?Hiç değil ama tek mahalleleşme Çarşamba değildir.Çarşamba ile birlikte konuşucaksak Bağdat Caddesini.Nişantaşını,Etiler,Moda vs bunlarıda konuşalım.Lütfen objektif olalım.

Bir dine inandığını söylüyorsanız yani"dil ile iman kalp ile tasdik ettim"diyosanız eğer o dinin bütün şartlarını gerekliliklerini sorumluluklarını da kabul ediyosunuz demektir.Yani bu ne demektir?Şu şartı işeme gelmiyo ben bunu işime gelen bi fetva bulayım,mantığa bilime vsye vurayım şunu bi kaldırayım.İman edeyim ama benim istediğim gibi olsun dememektir.İslam dininde amca,dayı,baba,abi,erkek kardeş,dede,oğulları ve kayınpederi harici erkekler haramdır.Tokalaşmama sebebinin bu olduğunu söylediği halde ve sizde bal gibi bildiğiniz halde "ereksiyon olma ihtimali"gibi saçma,saygısız,ahlaksız,sırf bel altı vurma niyeti ile konuşursanız sizin her tokalaştığından ereksiyon yaşayabilicek biri olduğunuzu çok rahat düşünebiliriz demektir.Bunun kaçışı başka çözümü yok iman ettiyseniz bunu da kabul edersiniz.Cahil çarşaflı da olsa,ateisti hristiyanı da olsa,solcusu Atatürk'cüsü de olsa cahildir.Bunu tüm çarşaflılara veya bir semte mal etmek en az o cahiller kadar cahilcedir."Bu başörtülüleri,dindarları Taksim meydanında sallandırmalı ibret olsun" diyen sözde Atatürk'cüda cahildir.Çarşaf giymedi diye karşısındakini dışlayan kişide.Önemli olan bunlara aldırmadan tebessüm edebilmektir.Bir görüşe karşı olmanız size o görüştekileri karalama,iftira atma hakkı vermez Yasemin hanım.Ben bir türbanlıyım ve açık arkadaşlarımla çarşambaya çok gitmişimdir.Kimsenin can tehlikesi yaşadığını görmedim duymadım.Bağdat Caddesi,Nişantaşı gibi semtlerde başı kapalı diye hakarete uğruyan başından türbanı çekilmeye kalkışılan semtlerde var.Ama siz bunları konuşmayıp el kadar Çarşamba'yı dillendirirseniz niyetinizden şüphe duyarım.